ASO’DA FRANSA ÜLKE GÜNÜ ETKİNLİĞİ

2026-09-22 00:00:00

ASO’DA FRANSA ÜLKE GÜNÜ ETKİNLİĞİ

ASO BAŞKANI SEYİT ARDIÇ’TAN FRANSIZ YATIRIMCILARA ÇAĞRI:

“AVRUPA PAZARI İÇİN ANKARA’DAN ÜRETİN”

Ankara Sanayi Odası (ASO), Türkiye ile Fransa arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi ve yeni iş birliklerinin ele alındığı “Fransa Ülke Günü” etkinliğine ev sahipliği yaptı. ASO, Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği ve Türk-Fransız Ticaret Derneği (CCIFT) iş birliğinde “Fransa’da İş ve Yatırım” temasıyla düzenlenen etkinlikte, ASO ile CCIFT arasında iş birliği anlaşması imzalandı. Türk ve Fransız iş dünyasını buluşturan programda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, Ankara’nın mühendislik birikimi, sanayi altyapısı ve üniversitelerinin, Fransız yatırımları için elverişli bir ekosistem sunduğunu belirterek, “Fransız teknoloji şirketlerine, sanayicilere ve yatırımcılara açık bir davette bulunuyorum. Avrupa pazarı için Ankara’dan üretin” dedi.

Ankara Sanayi Odası, Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği ve Türk-Fransız Ticaret Derneği (CCIFT) iş birliğinde düzenlenen “Fransa’da İş ve Yatırım” temalı “Fransa Ülke Günü” etkinliği, ASO Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa; Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, CCIFT Başkanı Frank Mereyde, ASO Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Osmanbeyoğlu, Ertuğrul Onat ile Levent Akçakoca, Türk ve Fransız iş dünyasının ve kamu kurumlarının temsilcileri ile ASO üyesi sanayiciler katıldı. Programda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç; iki ülke arasındaki ticari ilişkileri, Avrupa’nın değişen sanayi politikalarını, Ankara’nın üretim kapasitesini ve Fransız şirketleri için yatırım fırsatlarını değerlendirdi.

Konuşmasının başında Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont’a özel olarak teşekkür eden Başkan Ardıç, Büyükelçi ile kurdukları yakın ilişkiye değindi. Başkan Ardıç, “Değerli dostumuz Sayın Büyükelçi ile her buluşmamızda, diplomasinin resmiyeti ile dostluğun sıcaklığının ne kadar güzel yan yana gelebileceğini görüyorum. Kendisi, diplomaside Fransız zarafetini, dostlukta ise tam anlamıyla Anadolu sıcaklığını yansıtıyor” dedi.

Büyükelçi Dumont’un Türkiye ile bağlarının çocukluk yıllarına uzandığını, Türkolog babası Paul Dumont sayesinde Türk kültürünü küçük yaşlardan itibaren tanıdığını belirten Başkan Ardıç, şöyle konuştu:

“Ülkemize duyduğu bu yakınlık, sohbetlerimize de bütün sıcaklığıyla yansıyor. Türkçeyi öylesine güzel konuşuyor, Ankara’mıza öylesine içten bir yakınlık gösteriyor ki kendisini Ankara’nın fahri hemşehrisi olarak görüyorum. Sayın Büyükelçinin ülkemizle kurduğu bu gönül bağının, Türkiye ile Fransa arasındaki dostluğa ve iş dünyalarımızın yakınlaşmasına çok kıymetli katkılar sunduğunu özellikle ifade etmek istiyorum.”

Fransa Ülke Günü’nün yeni ortaklıklara zemin hazırlamasını dileyen Başkan Ardıç, “Bu buluşmanın yeni iş birliklerinin kurulmasına, karşılıklı yatırımların artmasına ve ekonomik ilişkilerimizin daha ileriye taşınmasına zemin hazırlayacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“SANAYİ YENİDEN STRATEJİK BİR GÜÇ UNSURU HÂLİNE GELİYOR”

Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkinin ekonomik verilerin ötesine uzanan tarihî, diplomatik ve kültürel bağlar üzerine kurulu olduğunu vurgulayan Başkan Ardıç, “İş dünyası olarak sorumluluğumuz, bu birikimi geleceğin ortaklıklarına dönüştürmektir” dedi.

Küresel ticarette fiyat ve pazar büyüklüğünün yanı sıra tedarik güvenliği, enerji, kritik hammaddeler, dijitalleşme ve yeşil dönüşümün belirleyici hâle geldiğini söyleyen Ardıç, üretim kararlarında yaşanan değişimi şu sözlerle anlattı:

“Bir dönem ‘nerede daha ucuz üretirim?’ sorusu yeterliydi; bugün buna bir soru daha eklendi: ‘Nerede güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir üretim yapabilirim?’ Bu nedenle sanayi politikaları yeniden dünyanın gündeminin merkezine oturdu. Avrupa’nın Yeşil Mutabakatı, Temiz Sanayi Mutabakatı ve 2026’da gündeme gelen Sanayi Hızlandırıcı Yasası teklifi ile Amerika Birleşik Devletleri ve Çin’in sanayilerini güçlendirme politikaları hep aynı gerçeği gösteriyor: Sanayi yeniden stratejik bir güç unsuru hâline geliyor.”

“GÜMRÜK BİRLİĞİ’NİN KAPSAMINI GÜNCELLEMEMİZ GEREKİYOR”

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ilişkilerde Gümrük Birliği’nin rolüne dikkat çeken Başkan Ardıç, “1995 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği, Türkiye ile Avrupa ekonomilerini birbirine daha güçlü bağladı. 30 yıl önce yaklaşık 30 milyar dolar olan karşılıklı ticaretimiz, 2025 yılında 255 milyar doları aştı. Türkiye bugün Avrupa Birliği’nin mal ticaretinde beşinci büyük ortağı konumunda. İhracatımızın yüzde 42,7’si Avrupa Birliği ülkelerine yapılırken, ithalatımızda ise Avrupa Birliği’nin payı yüzde 35’in üzerinde. Bu rakamlar, ekonomik ilişkilerimizin ulaştığı ölçeği gösteriyor” diye konuştu.

Gümrük Birliği’nin 30 yıldır AB ile ticaretin temelini oluşturduğunu belirten Başkan Ardıç, mevcut düzenlemenin değişen ticaret ve üretim koşullarına uyarlanması gerektiğini söyleyerek şöyle devam etti:

“1995 yılında ne dijital ticaret bugünkü ölçekteydi, ne de yeşil dönüşüm, karbon fiyatlaması, elektrikli araçlar, yapay zekâ, kritik hammaddeler ekonomi gündeminin merkezinde yer alıyordu. Dolayısıyla Gümrük Birliği’nin kapsamını bugünün ticaret ve üretim koşullarına göre güncellememiz gerekiyor.”

Avrupa’nın değişen sanayi politikalarının bu ihtiyacı daha da belirginleştirdiğini ifade eden Başkan Ardıç, Sanayi Hızlandırıcı Yasası teklifinin Avrupa’nın üretim kapasitesini ve stratejik sektörlerini korumaya yöneldiğini söyledi. Başkan Ardıç, bu yönelimin Türkiye ile Fransa arasındaki sanayi ve yatırım ilişkilerini de doğrudan etkilediğini belirtti.

“AVRUPA TEDARİK ZİNCİRİYLE BÜTÜNLEŞMİŞ TÜRKİYE’NİN KONUMU AÇIK BİÇİMDE TANIMLANMALI”

Avrupa Komisyonunun Sanayi Hızlandırıcı Yasası teklifinde “Made in EU” ürünlerin üretimini güçlendirme hedefi bulunduğunu hatırlatan Başkan Ardıç, Gümrük Birliği içerisindeki Türkiye’nin Avrupa sanayisiyle bütünleşmiş üretim yapısına dikkat çekerek şöyle devam etti:

“Bu süreçte, Gümrük Birliği içerisinde yer alan ve Avrupa’nın tedarik zinciriyle bütünleşmiş Türkiye’nin konumu özel olarak dikkate alınmalı ve açık biçimde tanımlanmalıdır. Nisan 2026’daki Komisyon açıklamasında, Gümrük Birliği ülkelerinden gelen içeriklerin ‘Birlik menşeli’ sayılmasına ilişkin hükümlere yer verilmesi olumlu bir adımdır. Ama bizim beklentimiz, bunun açık, öngörülebilir ve uygulamada garanti altına alınmasıdır.”

Türkiye’nin otomotiv, makine, metal, savunma, havacılık ve elektronikte Avrupa değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyen Başkan Ardıç, “Avrupa’nın yeni sanayi politikaları oluşturulurken Türkiye’nin mevcut üretim entegrasyonunun göz önünde bulundurulması son derece önemlidir. Asıl mesele ‘Made with Europe’, yani Avrupa ile birlikte üretme kapasitesini geliştirmektir” dedi.

Türkiye’nin üretim gücü ile Avrupa’nın teknoloji, sermaye ve pazar kapasitesinin daha güçlü biçimde birleşmesinin iki tarafın da küresel rekabet gücünü artıracağını belirten Başkan Ardıç, Fransa’nın Türkiye için Avrupa’daki en önemli sanayi ve teknoloji ortaklarından biri olduğunu söyledi.

Başkan Ardıç, Türkiye ile Fransa’nın üçüncü ülkelerde de ortak projeler geliştirebileceğini ifade ederek, “Afrika’dan Orta Asya’ya, Kafkasya’dan Orta Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada birlikte yatırım yapabilir; üçüncü pazarlarda ortak projeler geliştirebiliriz. Nitekim bu konu, 2026 JETCO toplantısında da ele alındı. Ankara Sanayi Odası olarak, üyelerimizle Fransız şirketleri arasında bu yönde kurulacak iş birliklerini desteklemeye hazırız” diye konuştu.

“DOĞRUDAN YATIRIM UZUN VADELİ BİR GÜVEN BEYANIDIR”

Türkiye ile Fransa arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında 24,1 milyar dolara ulaştığını belirten Başkan Ardıç, beş yıl önce bu rakamın 14 milyar dolar olduğunu hatırlattı. Türkiye’nin Fransa’ya ihracatında makine, otomotiv ve metal sanayisinin; Fransa’nın Türkiye’ye ihracatında ise havacılık, kimya ve yüksek katma değerli sanayi ürünlerinin öne çıktığını söyledi.

Fransa’nın Türkiye’den yaptığı taşıma ekipmanı ithalatına dikkat çeken Başkan Ardıç, “Fransa’nın 2025 yılında Türkiye’den yaptığı 5,6 milyar dolarlık taşıma ekipmanı ithalatının 5 milyar dolarını otomotiv ürünleri oluşturdu. Yani Paris sokaklarında gördüğünüz bazı araçların DNA’sında biraz Ankara, biraz da Türkiye var” sözleriyle Türk sanayisinin Fransız pazarındaki yerine işaret etti.

İki ülke arasındaki ilişkinin alıcı ve satıcı ilişkisinin ötesine geçtiğini belirten Başkan Ardıç, üretim zincirlerinin, teknoloji yetkinliklerinin, yatırımların ve mühendislik birikiminin giderek daha fazla bütünleştiğini söyledi. Karşılıklı yatırımların bu bütünleşmenin güçlü göstergelerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Ardıç, Fransa’nın Türkiye’deki doğrudan yatırım stokunun 8,7 milyar dolara, Türk şirketlerinin Fransa’daki yatırımlarının yaklaşık 1 milyar dolara ulaştığını ve Türkiye’de 1.749 Fransız şirketinin faaliyet gösterdiğini kaydetti.

Başkan Ardıç, yatırımların taşıdığı anlamı şu sözlerle ifade etti:

“Doğrudan yatırım ticaretten farklı olarak uzun vadeli bir güven beyanıdır. Bir şirket fabrika kurduğunda, mühendis istihdam ettiğinde aslında şunu söyler: ‘Ben burada geleceğimi görüyorum.’ Bu yüzden Türkiye’deki Fransız şirketlerini ortak sanayi ekosistemimizin doğal bir parçası olarak görüyoruz ve Türk şirketlerinin Fransa’daki varlığının güçlenmesini önemsiyoruz.” 

“ANKARA İLE FRANSA ARASINDAKİ TİCARET POTANSİYELİNİN GERİSİNDE”

Ankara’nın Fransa ile ticaretinin iki ülke arasındaki potansiyelin gerisinde kaldığını belirten Başkan Ardıç, 2025 yılında Başkent’in Fransa’ya ihracatının yaklaşık 270 milyon dolar, Fransa’dan ithalatının ise 748 milyon dolar düzeyinde gerçekleştiğini söyledi.

Ankara’nın savunma ve havacılık, makine, medikal teknolojiler, elektronik, yazılım ve enerji teknolojilerindeki kapasitesine dikkat çeken Başkan Ardıç, “Ankara’nın ihracatında yüksek teknoloji ürünlerinin payı yüzde 13,5 ile Türkiye ortalamasının belirgin biçimde üzerinde. Bu rakamlar bize, Ankara-Fransa ilişkisinin klasik ticaret kalemlerinin çok ötesine taşınabileceğini ve ikili ilişkilerin geliştirilebilmesi için daha kolaylaştırıcı adımların atılması gerektiğini gösteriyor” dedi.

Bu yönde Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği ile Vize Alanında Ortaklık Anlaşması imzaladıklarını hatırlatan Başkan Ardıç, anlaşmanın iş insanlarının karşılıklı ziyaretlerini kolaylaştırması açısından önem taşıdığını vurguladı.

“İş dünyalarımız ne kadar sık bir araya gelirse, ticaret ve yatırım kapıları da o kadar kolay açılır” diyen Başkan Ardıç, CCIFT ile imzaladıkları Mutabakat Zaptı’nın da iş birliğine daha kurumsal ve kalıcı bir yapı kazandıracağını ifade etti.

TEKNOLOJİDE BEŞ İŞ BİRLİĞİ ALANI

ASO olarak otomotiv ve mobilite, havacılık ve savunma sanayii, makine ve ileri imalat, enerji ve yeşil teknolojiler ile dijital teknolojiler ve yapay zekâyı öne çıkan beş iş birliği alanı olarak gördüklerini belirten Başkan Ardıç, şöyle konuştu:

“Türkiye’nin üretim altyapısı ve Ankara’nın mühendislik birikimi, Fransa’nın tasarım ve ileri teknoloji yetkinliğiyle birbirini tamamlıyor. Bu tamamlayıcılık; elektrikli araç ve bataryadan havacılık tedarik zincirlerine, ortak makine üretiminden yenilenebilir enerji, hidrojen ve sanayi yazılımlarına kadar geniş bir iş birliği alanı sunuyor.”

Başkan Ardıç, bu potansiyelin kalıcı ortaklıklara dönüşmesi için üniversitelerin ve teknoloji şirketlerinin ortak Ar-Ge ve teknoloji geliştirme projelerinde buluşturulması gerektiğini söyledi.

FRANSIZ YATIRIMCILARA ÇAĞRI

Bu iş birliği alanları için ASO Teknoloji Üssü’nün önemli bir zemin oluşturacağını belirten Başkan Ardıç, projeyi 440 bin metrekaresi kapalı alan olmak üzere toplam 1 milyon metrekarelik alanda hayata geçirmeyi planladıklarını söyledi.

Başkan Ardıç, “ASO Teknoloji Üssü’nü klasik bir teknoparkın ötesinde; sanayi ile Ar-Ge’yi, teknoloji ile üretimi, girişimcilik ile yatırımı aynı ekosistemde buluşturan yeni nesil bir model olarak tasarlıyoruz. Projenin tam kapasitede 800’den fazla firmaya ev sahipliği yapmasını, 18 binden fazla kişiye nitelikli istihdam sağlamasını ve yıllık yaklaşık 1,5 milyar dolarlık ihracata katkı sunmasını hedefliyoruz” dedi.

Fransız şirketlerine doğrudan çağrıda bulunan Başkan Ardıç, “ASO Teknoloji Üssü’nün bir parçası olun. Ar-Ge merkezleri kurun, üretim tesisleri açın, üniversitelerimizle ortak projeler geliştirin; Avrupa pazarı için Ankara’dan üretin. Başkentimizin mühendislik birikimi, sanayi altyapısı ve üniversiteleri, Fransız yatırımları için elverişli bir ekosistem sunuyor” ifadelerini kullandı.

ASO Teknoloji Üssü’nü tamamlayacak bir diğer projenin ASO Serbest Bölgesi olduğunu belirten Başkan Ardıç, Ankara Kalkınma Ajansı iş birliğiyle Temelli Sanayi Havzası’nda, Odaya ait 4,2 milyon metrekarelik alanda kurulması planlanan bölgenin uluslararası bir üretim, yatırım ve ihracat merkezi olarak tasarlandığını söyledi.

Başkan Ardıç, “Proje tamamlandığında 200’ün üzerinde firmaya ev sahipliği yapmasını, 40 bin kişiye nitelikli istihdam sağlamasını ve ihracata yaklaşık 4 milyar dolarlık katkı sunmasını hedefliyoruz. Fransız şirketlerini, ASO Serbest Bölgesi’nin sunacağı vergi ve gümrük avantajlarından yararlanarak Ankara’mızda yatırım yapmaya davet ediyorum” diye konuştu.

“30 MİLYAR DOLARLIK HEDEFE BİRLİKTE ULAŞABİLİRİZ”

Türkiye ile Fransa arasında 2025 yılında 24,1 milyar dolara ulaşan ticaret hacmini önemli bulduklarını ancak yeterli görmediklerini belirten Başkan Ardıç, Büyükelçi Dumont’un daha önce dile getirdiği 30 milyar dolarlık hedefe işaret etti.

Başkan Ardıç, “Bu hedefe; karşılıklı yatırımları, ortak üretimi, Ar-Ge ve teknoloji iş birliklerini artırarak ulaşabiliriz. Kısacası, Türkiye ve Fransa birlikte hareket ettiğinde çok daha güçlü olabilir” dedi.

ASO olarak üyelerini Fransız şirketleriyle buluşturmak, sektörel heyetler düzenlemek, vize süreçlerinin kolaylaşmasına katkı sunmak ve teknoloji ile Ar-Ge iş birliklerini desteklemek için çalışacaklarını söyleyen Başkan Ardıç, Fransa Ülke Günü’ndeki görüşmelerin somut iş bağlantılarına dönüşmesini istediklerini ifade etti.

Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont da Türkiye ile Fransa arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenmeye devam ettiğini belirtti.

Fransız şirketlerinin Türkiye'de yaklaşık 400 bin kişilik doğrudan ve dolaylı istihdam oluşturduğunu belirten Dumont, Türk şirketlerinin Fransa'daki yatırımlarının artırılmasını teşvik ettiklerini ifade etti.

Dumont, kişisel ilişkilerin iş dünyaları arasındaki ortaklıkların geliştirilmesinde önemli rol oynadığını vurgulayarak, Ankara merkezli Türk şirketlerinin Fransa'daki yatırımlarının artmasının iki ülke arasındaki ekonomik bağları daha da güçlendireceğini kaydetti. ASO ile CCIFT arasında imzalanan Mutabakat Zaptı’nın iki ülke ekonomileri arasındaki bağları daha da güçlendireceğine dikkat çeken Büyükelçi Dumont, Türk firmalarını desteklemeye hazır olduklarını ifade etti.

CCIFT Başkanı Franck Mereyde ise Fransa ile Türkiye arasındaki güçlü ekonomik ilişkilerin uzun yıllara dayandığını belirterek, iki ülke arasındaki coğrafi yakınlığın ticaret ve yatırımlar açısından önemli avantaj sağladığını ifade etti. Mereyde, iki ülke arasındaki yatırımların ve sanayi iş birliklerinin daha da geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Açılış konuşmalarından sonra Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont’un şahitliğinde, ASO Başkanı Seyit Ardıç ile CCIFT Başkanı Franck Mereyde arasında iş birliği anlaşması imzalandı.

FRANSA’DA YATIRIM ORTAMI VE FİNANSMAN FIRSATLARI ELE ALINDI

İş birliği anlaşmasından sonra program, Fransa-Türkiye Ticari ve Ekonomik İlişkileri oturumu ile devam etti. Fransa Büyükelçiliği Bölgesel Ekonomi Servisi Başkanı Jerome Baconin tarafından gerçekleştirilen sunumda, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkiler değerlendirildi.

“Fransa’da Yatırım Ortamı ve Teşvikler” başlıklı oturumda Invest in France Türkiye ve Yakın Doğu Yabancı Yatırımlar Direktörü Cecile Lavigne, CG Hukuk Bürosu Kurucu Ortağı Can Geçim ve Kösedağ Tel Örme Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kösedağ tarafından yatırım ortamı ve iş dünyasına yönelik fırsatlar ele alındı.

“Ticaret ve Proje Finansmanı” başlıklı panel ise CCIFT Yönetim Kurulu Üyesi Patrick Poupon’un moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde Proparco Bölge Direktörü Steven Gardon, TEB İşlem Bankacılığı Grup Direktörü Müge Somer ve BPI France Ortadoğu, Türkiye ve Orta Asya Başkan Yardımcısı Pavlo Stergard konuşmacı olarak yer aldı.

Program, soru-cevap bölümünün ardından networking buluşmasıyla sona erdi.